23 Ocak 2007 10:17
ABD Johns Hopkins Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Jude Crino ‘Mecbur değilseniz sezaryen yaptırmayın. Bebek ve annede sağlık sorunlarına yol açabilir’ dedi
TÜRKİYE’DE özellikle büyükşehirlerde gerçekleşen doğumların yüzde 80’i sezaryenle yapılıyor. Bunların yüzde 50’si anne adayının kendi isteğiyle gerçekleşiyor. ABD’de ise doğumların sadece yüzde 30’u sezaryenle yapılıyor. Gülben Ergen’in normal doğum yapmasıyla birlikte yaşanan sezaryen tartışmasını dün ‘Yeni trend sancı’ başlığıyla gündeme getirmiştik. Bugün de Türkiye’yi ziyaret eden ABD Johns Hopkins Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Departmanı’ndan Perinatal Ultrason Bölümü Direktörü Prof. Dr. Jude Crino’nun konuyla ilgili star’a yaptığı özel açıklamaları aktarıyoruz.
EKİP KURULDU Sezaryene karşı olan Prof. Crino ‘Ben ve çalıştığım kurumdaki meslektaşlarım anne adayı istese bile mecbur kalmadıkça sezaryen yapmıyoruz. Çünkü sezaryenin tek avantajı daha az kanamayla doğumun gerçekleşmesi. Onun dışında bilimsel olarak ispatlanmış bir faydası yok. Aksine sonrasında hem annede hem de bebekte daha çok komplikasyon oluyor. Örneğin bebekte akciğer problemleri daha sık görülüyor. Annede ise yumurtalıklarda ve karın içi bölgede yapışmalar gözleniyor’ diyor. ABD’de geçen martta hükümetin konuyla ilgili bir komisyon oluşturduğunu anlatan Prof. Crino şöyle devam ediyor: ‘18 kişilik uzman ekip sezaryenle doğumun avantaj ya da dezavantajlarını araştırmak üzere görevlendirildi. Çünkü son yıllarda ABD’de de isteğe bağlı sezaryende inanılmaz bir artış var. Bulunabilen tek avantajı daha az kanamayla doğumun gerçekleşmesi. Onun dışında bir artısı yok.’
TAŞRALI KADIN ŞANSLI ANADOLU Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ünitesi’nden Ürejinekoloji uzmanı Opr. Dr. İbrahim Sözen de Türkiye’de taşrada kadınların yüzde 80’inin normal doğum yaptığını vurgulayarak ‘Farkında olmadan en iyisini onlar yapıyor. Tıbbi mecburiyet yoksa normal doğum tercih edilmeli’ diye konuşuyor.
Normal doğum hep alternatif PROF. Dr. Crino ve Opr. Dr. Sözen ilk doğumun sezaryenle yapılmasından sonra diğerlerinin de bu şekilde yapılması gerektiğine yönelik uygulamalara da şiddetle karşı çıkıyor. Her iki doktor da şu açıklamayı yapıyor: ‘Karında genelde yatay şekilde kesi yapılır. Şayet bu şekildeyse daha sonraki doğumların normal şekilde yapılmaması için hiçbir neden yok. Hatta ikinci sezaryenden sonra dahi normal doğum yapılabilir. Sadece hastane koşullarının iyi olması lazım.’